23 Şubat 2013 Cumartesi

BİR KONSER SÜRECİ..

Yazıma başlarken belirteyim ki, ben işine aşık, idealist, çalışmayı seven bir insanım. 21 Şubat 2013 tarihinde mühim bir konserim vardı. Batı Ensemble olarak W. A. Mozart - Klarinetli beşli KV. 581 ve J. Brahms, “Op. 115, Klarinetli Beşli'yi seslendirdik. Bu eserler literatürde, klarinet ve klasik müzik repertuarında çok önemli bir yere sahip. Mozart klarinetli beşliyi 2004 yılında DESO ile seslendirmiştim. Brahms klarinetli beşli  ise İzmir'de ilk kez dün seslendirildi. Bu konseri yapmaya İzmir Devlet Senfoni Orkestrası'nda konsertmeister (baş kemancı) olarak görev yapan Sema Korkut ile geçen sene Mayıs ayında karar vermiştik.  Beş kişiden oluşan gruba ismini bulmuş, grup üyelerini ayarlamıştık.  Yaza girerken notaları dağıtmış ve İzmir Büyükşehir Belediyesi AASSM ve İzmir Sanat'a konser programını bildirmiştik. Temmuz ayında, Bodrum'un nefes alınması güç bir gününde konserin onaylandığına dair bir telefon aldık. Kişisel çalışmalarımıza çoktan başlamıştık bile. 4 Aralık 2012 günü Klarissimo ile AASSM'nde konserim vardı. Bu yüzden ancak, 5 Aralık 2012 günü Batı Ensemble olarak çalışmalara başladık.21 Şubat'a kadar her salı istisnasız prova yaptık. Konser günü yaklaştıkça da gittikçe sayısı arttı elbette provaların.


18 Şubat pazartesi sabahı uyandığımda, burnum tıkalı ve boğazım ağrıyordu. Aslında annemin arkadaşı olan ve daha sonra benim de arkadaşım, dostum, meleğim, manevi annem olan Yezdan ile akşam telefonda konuştuk. Hemen buraya geliyorsun, sana ben bakıcam, kupa çekeceğim, terleteceğim, iğne gerekiyorsa iğne yapmasını da biliyorum dedi. Annem de oraya gelecekti. Zor da olsa hasta yatağımdan kalktım ve o çok sevdiğim evine gittim. 2 gün boyunca hiç kalkmadım nerdeyse. Sabah akşam iğne yiyiyor, bir sürü ilaç yutuyor, enerjimi geri kazanmak için dinleniyordum. Kısacası iyileşmek için yapmayacağım şey yoktu. Herşeyi yaptım. Günde iki kez terletiyorlardı beni. Zencefil-turp dahil, taze sıkılmış meyve suları, bitkisel çaylar, kupa çekmek, sırta tentürdiyot sürmek, viks sürüp terlemek.. Konserden bir gün önce provamız vardı. Provada oldukça zorlandım çalarken. Kulaklarım bile tıkalıydı.. Konser günü ise, genel prova ve ışık.. :) Ne demişler; "Şov devam etmeli.." (Show must go on) Vücudumun su koymasından dolayı tam olarak istediğim gibi olamadıysa da, konser oldukça başarılı geçti, yıldızlara dokunduk :) Burnum akıp silemeyerek, öksürük gelip öksüremeyerek konser sonuna kadar elimden geleni yaptım. Ve alkış... :)


İşinizi severek yapıp, bir tutku ile işinize bağlandığınızda tüm imkansızlıkların üzerinden teker teker atlıyorsunuz gerçekten ;)

Mutlu Son :)

Belki de bir başlangıç :)
Konserler; devam edecek... :)
Sevgilerimle

Hiç yorum yok: