25 Nisan 2013 Perşembe

GÖLGELERİN AYDINLIĞI

Gölgelerin gücü adına... :)



Her insanın erdemleri, pozitif yönleri, koskocaman sevgisi olduğu gibi bunların tam zıttı olan gölgeleri de kendinde barınır. Kusurlar, korkular, endişelerde insanın doğasında vardır. İşte tüm bu gölgeler bizi hata yapmaya sevk eder. Ne zaman ki bu gölgeler, aydınlığı bastırır, bir bulut gibi çöker bazen güneşli dünyamıza ve kalbimize.. İnsan işte o zaman kendi içinde problem yaşamaya başlar, öyle ya da böyle.. Bu durumda yapılacak tek bir şey vardır..



Hem fiziksel olarak, hem de içsel olarak, karanlığın içinden ancak bir gece geçilebilir. 

Hep gündüzü yaşayarak karanlık yönlerimizi, kusurlarımızı, korkularımızı yenemeyiz. Bu bir aldatmaca olurdu.. Bu gölgelerin ne olduğunu bilerek, o gölgelere bakmayıp, onları görmezden gelerek içinde bulunduğumuz durum her neyse orada durmak yada oraya buraya panik içinde çarpmak yerine, ilerlemeye devam ettiğimizde bir süre sonra karanlık yerini yine güneşli güzel günlere bırakacaktır. 

Aynı bir çocuğun karanlıktan korkması gibi aslında.. Çocuk, yürürken karanlık bir yere gelir ve korkarsa durması o karanlık yerden geçmesi engelleyecektir. Ya da en karanlık noktaya merak ve endişe ile kilitlenip bakarsa korkusu büyüyecektir. Çünkü gölgeler, onları biz büyüttükçe büyürler. Çocuğun yapması gereken tek şey, korkusunu bilerek, görmezden gelip adım atmaya devam etmektir. O zaman bir süre sonra karanlık bölgeden geçmiş olacaktır.. Ve ancak bir çocuk işte böyle büyüyecektir. Biz de, gölgelerimizi yendikçe güneşe ilerlemeye devam edeceğiz.

Bizi biz yapan bakış açımız ve bilincimizdir. Pozitife bakmalı, sevgiye, doğaya, çocuklara mesela.. Aslında hayat işte bu kadar basit, biz basitleştirirsek.  Gölgelere takılmamayı başarıp, güneşe ilerlemeye devam edersek. Ben şimdi bunu başarmak için doğaya çıkıyorum. İçimdeki gölge enerjisini yeşile ve maviyle topraklamaya..

Unutmayalım ki IŞIĞA YÜZÜMÜZÜ DÖNDÜĞÜMÜZDE GÖLGELERİ GÖREMEYİZ.
 


Size güneşi gönderiyorum işte böyle :)


Sevgilerimle..
Yonca..

18 Nisan 2013 Perşembe

İÇ PUSULA :)

Alıp başını gittikçe,
Bir kayboluyormuş insan.
Birden bir de bakmış insan,
Kendiyle başbaşaymış.
Özünde, merkezinde, 
Bir o kadar kendinde..


Yüreğinin sesini dinlediğinde,
Çok güzel bir müzik varmış..
Teslim olup, uyum olduğunda
Bazen armoni, bazen melodiymiş..
Hayatın işaretlerini takip ettip,
Köşeyi dönme cesaretini gösterdiğinde,
O kadar güzel bir manzara varmış k..
Orası işte cennetin kendisiymiş... :)

Sevgilerimle
Yonca :)

15 Nisan 2013 Pazartesi

An'da





Kaybolduğum bir zamanda
Kaybolduğum bir yerde
Başkaları için kayıp, 
Her saniye bunun tadındayım..




 
Kaybolduğum bir zamanda
Kaybolduğum bir yerde..
Bir o kadar kendimde
Bir o kadar An'dayım..



Yonca... :)

3 Nisan 2013 Çarşamba

ÖZGÜRLÜK..

Notlarımdan..
Özgürlük..

Sözlük anlam;
1. isim Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî
2. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet
Popüler kültürde kullanılan özgürlüğün anlamı;
Aslında sorumluluğun reddi
Kaytarma
Bencillik

Sonucu:
Yalnızlık
Güvensizlik
Ruhsal cimrilik


Aslında bu zannedilen, daha doğrusu dayatılan özgürlük kavramı kaybetme korkusundan kaynaklı bir zırh gibidir. Görünmeyen bir zincir gibi Özgürlük bizi aslında sıkı sıkıya bağlar, ve gerçek özgürlükten uzaklaşmamıza neden olur. Çünkü bu sanılan sahte Özgürlük kavramında risk yoktur sorumluluk yoktur. Aslında kaçıştır. Almak için yaşamaktır, bencilliktir. Söz vermek yoktur, varsa bile tutma zorunluluğu yoktur. Oysa ki söz tutmak, olgunluğun göstergesi, irade ve sadakattir. Kendimize verilen sözleri bile tutmak, bizi zafere taşır.

Bilinçsiz özgürlük, hapisanedir. Bilinçli bağlılık ise özgürlük..


Sevgilerimle
Yonca