Kaybolduğum bir yerde
Başkaları için kayıp,
Her saniye bunun tadındayım..
Kaybolduğum bir zamanda
Kaybolduğum bir yerde..
Bir o kadar kendimde
Bir o kadar An'dayım..
Yonca... :)
Notlarımdan..| 1. isim Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî |
| 2. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet |

Her zaman evren bize işimize gelen şeyleri söylemeyecektir. Çünkü hayatın tek amacı vardır ki, o da TEKAMÜL.. Oysa ki EGO sadece işine gelenleri alır, ya da olayı, verdiğimiz kararları yontar işine geldiği gibi algılar, ya da kendinin ne kadar da doğru yaptığını düşünüp, destekler..Yani bizi hep kandırır. Oysa ki gerçek onlar değildir. Ego baskılanmaz, ancak farkına varılır. İç sesimizi ve gideceğimiz doğru yönleri ancak Ego'muzun farkına varıp, farkındalıkla dünyaya, olaylara, sevdiklerimize, hatta acılarımıza üst bilinçten baktığımızda duyabileceğiz. Hatta bir zaman gelecek, onları duyabildiğimiz gibi, diğer duyu organlarımızla da idrak edip, onlarla temasa geçebileceğiz. Ancak bu şekilde, dünyanın merkezine seyahat gibi, kendi merkezimizdeki ışığa adım adım yaklaşırız.. Unutma ki, ışık senin içinde sen ışığın içindesin.
22 yıl kadar önce bir melek tanıdım, onu 22 yıl boyunca tanıdım, sanki susuz kalmış gibi, yavaş yavaş içtim onu. O meleğin adı namı değer Tontini... Zeytin gözlüm derdi bana... :) Sevgi'yi öğrendim ondan, sevmeyi, hoşgörüyü, herşeye rağmen umut dolu gözlerle tebessüm etmeyi. Herşey için teşekkür ederim Tontinimm, seni çok özlüyorum, hadi gel, kahve içip, sohpet edelim. :) Bu 40 kuralı ilk okuduğum günden beri, yaklaşık bir on yıldır ve sanırım hayat boyu devam edecek olan; çok etkilendiğim, feyz aldığım, yolundan gitmeye çalıştığım, hatırlamaya ve uygulamaya emek verdiğim gayemdir ..
"Her badireden ve tecrübeden sonra, hiç bir kitapta yazılı olmayan, sadece can defterime nakşedilmiş kurallara birTEBRİZ'Lİ ŞEMS'İN 40 KURALI
yenisini daha ekledim.
Bunlara bir ad verdim.. " Gönlü Geniş Ve Ruhu Gezgin Sûfi Meşreplilerin Kırk Kuralı.
Bu kurallar benim için tabiat kanunları kadar evrensel, onlar kadar temeldir. Bu kuralların kırkını birden tamama erdirmek
uzun senelerimi aldı. Nicelerini silip silip yeniden yazdım. Simdi artık eklenecek ne bir virgül kaldı ne nokta. Ne bir harf, ne yeni
bir kelime. Artık kırk kural da bittiğine göre, ömrü hayatımın son faslındayım."
Tebriz'li Şems
1. Kural
Yaratanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar.
Şayet, Tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sende korku ve utanç içindesin çoğunlukla.
Yok eğer, Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.
2. Kural:
Aranızdaki bütün perdeleri tek tek kaldır ki, Tanrı'ya saf bir aşkla bağlanabilesin.
Kuralların olsun ama kurallarını başkalarını dışlamak yahut yargılamak için kullanma.
Bilhassa putlardan uzak dur dost.
Ve sakın kendi doğrularını putlaştırma!
İnancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama!
3. Kural:
Hakk' ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine teslim ol.
Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın.
"Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir" diye endişe etme.
Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?
4. Kural:
Kainattaki her zerrede Allah'ın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O camide, mescitte, kilisede, havrada değil, her yerdedir.
Allah'ı görüp yaşayan olmadığı gibi, O' nu görüp ölen de yoktur.
Kim O' nu bulursa sonsuza dek O’nda kalır.
5. Kural:
Şu dünya bir dağ gibidir. Ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir.
Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır.
Şer çıkarsa, sana gerisin geri şer yankılanır.
Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırk gün kırk gece sadece güzel sözler et.
Kırk günün sonunda göreceksin her şey değişmiş olacak.
Senin gönlün değişirse dünya değişir.
6. Kural:
Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır.
Sen sen ol, kelimelere fazla takılma.
Aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir. Aşk dilsiz olur.
7. Kural:
Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, Hakikat' i keşfedemezsin.
Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.
8. Kural:
Başına ne gelirse gelsin karamsarlığa kapılma.
Bütün kapılar kapansa bile, O sana kimsenin bilmediği gizli
bir patika açar.
Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var.
Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır.
Sûfi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.
9. Kural:
Sabretmek öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir.
Sabır nedir?
Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir.
Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder.
Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.
10. Kural:
Ne yöne gidersen git, “doğu, batı, kuzey ya da güney”
çıktığın her yolculuğu, içine doğru bir seyahat olarak düşün!
Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.
11. Kural:
Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz.
Senden yepyeni taptaze bir "sen" zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.
12. Kural:
Aşk bir seferdir.
Bu sefere çıkan her yolcu, istese de istemese de tepeden tırnağa değişir.
Bu yollara dalıp da değişmeyen yoktur.
13. Kural:
Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla sayıda sahte hacı
hoca şeyh şıh var.
Hakiki mürşit seni kendi içine bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir.
Tutup da ona hayran olmaya değil.
14. Kural:
Kur'an dört seviyede okunabilir. İlk seviye, zahiri(görünen) manadır.
Sonraki, batîni (iç-derin) mana.
Üçüncü, batınının batınıdır.
Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmeye.
15. Kural:
Allah içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldür.
Tek tek her birimiz tamamlanmış bir sanat eseriyiz.
Yaşadığımız her hadise, atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermemiz için tasarlanmıştır.
Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser, kusursuzluğu hedefler.
16. Kural:
Kusursuzdur ya Allah, O'nu sevmek kolaydır.
Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir.
Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir.
Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan'dan ötürü yaratılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir, ne de layıkıyla sevebilirsin.
17. Kural:
Esas kirlilik dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur.
Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse
görünsün, yıkandı mı, temizlenir, suyla arınır.
Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.
18. Kural:
Tüm kainat olanca katmanları ve karmaşasıyla insanın içinde gizlenmiştir.
Şeytan, dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç bir mahluk değil, bizzat içimizde bir sestir.
Şeytanı kendinde ara ; dışında başkalarında değil.
Ve unutma ki nefsini bilen Rabbini bilir.
Başkalarıyla değil, sadece kendiyle uğraşan insan sonunda mükafat olarak Yaradan'ı tanır.
19. Kural:
Başkalarından saygı, ilgi ya da sevgi bekliyorsan, önce sırasıyla kendine borçlusun bunları.
Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir.
Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı, sevin.
Yakında gül yollayacak demektir.
20.Kural:
Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir.
Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün.
Gerisi zaten kendiliğinden gelir.

Piramitler ve Mısır oldum olası beni kendine çekmiştir. Hakkında çok fazla şey okumamış olsamda, tahmin ettiğim, kim bilir belki de hatırladığım bir çok şey var Mısır'ın yozlaşmamış dönemine dair. Bu tahminlerimden sadece bir tanesinin doğruluğu, bir kaç yıl önce kanıtlandı şu ana kadar. Geri kalan
Tüm dünyanın etkilendiği bu günlerde sağlık konusuna, sadece fizik plandaki bir olgu olarak değil, insanın sadece fizik olmadığını bilen fil...