Translate

mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2013 Pazartesi

KİLİTLER...

Bir insan korkularına göre hareket etmediğinde özgürleşir. Hayatla pazarlık yapamazsın, insanoğluna bu şans verilmemiştir. Sadece korkusuz adım atarsın, pozitif düşünüp iyi olmasını dilersin, senin enerjin evrenin duyabileceği kadar yüksekse dilediğin olur. Enerjini yükseltmek için ise 
1-Kendini mutlu etmeli; Kendin için zaman ayır, hayata esler ver, nefes vermeden unutma ki nefes alamazsın ;)
2-Bencil olmayıp insanlara yardım etmeli; En çıkarsız olan eylem en doğru eylemdir diyorlar, yanılmıyorlar, sizde neyden çok varsa paylaşınız, bu gülümseme bile olsa ;)
3-Hayatına irade koymalı; Neyi yapmak size zor geliyor, sabah kalkmak mı? Yoksa kitap okumak? Sigarayı bırakmak? Yada spor yapmak mı? Her ne zor geliyorsa size, orada irade koymanız gerekiyor demekki. Ve asıl önemli olan, bunu başardığınızda garanti veriyorum ki kendinizi takdir edip sevecek hatta kendinizi göklere çıkaracaksınız. :)
4-Ne, neden, nereye doğru? sorularını sorun; Bir olayla karşılaştığınızda, olayı tanımlayıp, neden onu yaşadığınızı bulmanız ve onu yaşarsanız bu sizi yükseltip, birşey daha öğrenmenize katkıda bulunacak mı? Bu soruları sorun..
5-Ne yaparsanız yapın, o olun; İşteyseniz iş, aşktaysanız aşk, keyifteyseniz keyif olun, yani sadece yaptığınız işi düşünüp, orada var olun, Zihninizi eğitmeye oradan başlayın.
6- Ne yaparsanız yapın sevin, şükredin, her şey için şükredin..
7- Gülümseyin :)

Önemli olan kendine karşı iyi bir gözlemci olup, hangi anahtarın ne zaman hangi kilidi açacağını hissedecek özgürlüğü yakalamakta ;)

Sevgilerimle
Yonca...:)

25 Mart 2013 Pazartesi

SORUMLULUK

Çok uzun yıllar öncesine dayanır sorumluluk ile tanışmam. Belki ailemin verdiği bir erdemdir bu, belki de bazı şeyleri tam yapamadığım zaman uyuyamamanın bir sonucundan başka bir şey değildir sorumluluk duygusu.. Yazmadığım onca zamandır düşünüyorum bu konu üzerinde;

Nedir sorumluluk? 
Nelerden sorumluyuz bu hayatta?
Ne kadarından sorumluyuz?
Ya da sorumluluğunu almaya cesaret edemediğim bir şeyler var mı acaba diye..

Elbette bir çok sonuca ulaştım. Son zamanlarda kafam oldukça meşgul aslında. Derneğin Alsancak şubesi, beste yarışmasına girecekmiş. Elimden geleni yaparım dedim. Açıkçası, aranje yapmayı denemeyi düşünüyordum ama beste aklımın ucundan bile geçmemişti. Şu anda kafamda notalar var. Bir yandan da bilmediğim nota yazım programını çözmeye çalışıyorum. Beklediğim, belki de işimi kolaylaştıracak kablo da ancak yarın elimde olacak. 

Bu yoğun dönemin içerisinde, şu an için sadece paylaşmak istediğim, sorumluluk ve hayatı algılayışımızla ilgili.. 

Duygular bulaşıcıdır, aynı durgun bir suya taş attığımızda yayılan daireler gibi, enerji alanında da duygular genişleyerek bulaşır ve çoğalır.. O yüzden hissettiğimiz, mutlu ya da üzgün olduğumuz anlar, hiç kimseyle paylaşmasak dahi bulaşıcıdır. İnsanlığın büyük bir kısmı malesef sadece kendini düşünüyor, bir kısmı da sadece ve sadece kendi gelişimiyle ilgili.. Oysa ki dünyadan da sorumluyuz bence. Başka insanların mutsuz olmasından da mesela. Hatta açlıktan, savaştan, ihanetten, bu dünyada var olan iyi- kötü herşeyden aslında. Daha global bakabilmemiz gerekmez mi sizce de? Ve yapmamız gereken; aynı Mevlananın dediği gibi, "KARANLIĞA SÖVECEĞİNE KALK BİR MUM YAK" Ya da şöyle; SEN DEĞİŞİRSEN; DÜNYA DEĞİŞİR... :) 

Neden değişmiyoruz? 
Değişmek için bizi korkutan ne? 
ve neden bütünün hayrına birşeyler yapmıyoruz? 
Geleceğe nasıl bir dünya bırakacağız?
Harekete geçmek için az zamanımız kaldı.. Bir insan ömrü kaç yıl ki..
Hadi sen de koy elini ortaya, var mısın?
Bu konu ile ilgili beste durumundan fırsat buldukça, yazmaya devam edeceğim ..
Ben kiiimmm, beste kim? Hayırlısı bakalım... :) 


Sevgilerimle
Yonca

10 Şubat 2013 Pazar

BİSİKLET aşkınaaa :)

İnziva dönemim daha öncekiler gibi geçmedi. Konserime az kalmasından dolayı, günümü çalışarak geçirdim. İrade koyarak çalışmak ve kısa da olsa bisiklete binmek bana ilaç gibi geldi iyi geldi :)

Gerçekten irade koyup, üretmek ve faydalı olmak çoğunlukla hayatta tüm sıkıntılara ilaç gibi geliyor. Çalışmamı gece saatlerinde bitirince bilgisayarımın başına oturdum ve farkettim ki bu güne kadar bisiklet ile ilgili hiç bir yazı yazmamışım.

Bende bu sevda 2012 Temmuz ayında şu an oturduğum eve taşınınca başladı. Şu an kullandığım bisikleti yanlış hatırlamıyorsam 1996 yılında uzunca bir süre para biriktirip almıştım. Ancak kırk yılda bir sahilde yarım saatlik keyiflerden başka da bisikletime binmemiştim. Şu an oturduğum eve taşınırken bazı kararlar aldım. Çok uzun zamandan beri istediğim birşeyi hayata geçirecektim. Spor amaçlı olarak bisikletime düzenli olarak binecektim. Taşınıp yerleştiğim gibi, kendimi İzmir'in kavurucu yaz sıcağında bisikletimle sahile attım bir sabah erkenden. İşte bu macera bende böyle başladı.

İlk aylarda göztepe sahilde biniyordum. Zaman geçtikçe ilgim arttı, sevgim inanılmaz derecede büyüdü. Sonra Kent Ormanı, sonra İnciraltı derken, Alsancak'a artık bisikletimle gidiyorum. Kendime bazı giysiler ve aksesuarlar aldım, bisikletimin lastiklerini değiştirdim, ayakkabı alıp, pedalları da değiştireceğim konserimden sonra. Ama yine de, şu an bindiğim bisiklet benim kullanma amacıma uygun değil. Artık sadece spor için binmiyorum. Bir tutku oldu bu bende. Bu bisikletim, beni ve sakat dizimi bir hayli zorluyor. O yüzden kendime yeni bir hedef koydum ve yazın kendime güzel bir yol bisikleti alacağım :) Yardımlarını hiçbir zaman esirgemeyen, ne zaman gitsem bitmek bilmeyen sorularıma büyük bir sabırla cevap veren Parkur bisikletin sahibi Ali abi ile araştırmalara başladık. Yaz aylarından bu yana İzmir'deki bisikletçi arkadaşlarla tanışıyorum. Konser maratonundan sonra beraber yapılacak turlar beni bekler :) Şehirlerarası yol yapmak istiyorum 2013 bitmeden. Umarım gerçekleştirebilirim..:)


Ne zaman bisiklet ile tur yapsam, tüm üzüntülerimi ve sıkıntılarımı kat ettiğim yollarda bırakıp, inanılmaz bir mutlulukla geliyorum eve.. :) Konsere kadar bu yağmurda ve soğuklarda binmeyeceğim. Ama önümüz bahar :) Yarın kahvaltıdan sonra sadece bir decathlon'a gidip bozulan kilometre sayacımı değiştireceğim.. Sizde çocuklarınızı televizyon ve bilgisayardan biraz uzaklaştırıp bisiklete binmeyi öğretin. Sizde fırsat buldukça arabadan inin, bisiklete binin ;) Bisikletiniz yoksa da heryerde kiralayan yerler bulabilirsiniz. Herkese güzel bir Pazar diliyorum..
Sevgiler
Yonca

2 Şubat 2013 Cumartesi

İŞARETLER..

Okumayı öğrenmeden önce harfler, bizim tarafımızdan sadece işaretler olarak algılanıyordu. Hatırlayamayacak kadar küçüktüm ama ilk kez notaları gördüğümde de sanırım, benzerlikler gösteren ama farklılıklar da barındıran eğlenceli işaretlerdi benim için sadece. Harfleri ve notaları öğrendim, bildim ve kullandım hayatımda. Her iki alfabe de yol gösterici benim için hayatımda.


Aslında hayat da işaretlerden ibaret. Eğer farkındalıkla görebilir ve anlamaya çalışırsak etraf aydınlanacak ve yolumuz oldukça kısalacak. Yani hayatı okumak çok önemli bence. Bunu başardığımızda, hayatlarımızda oyalanmalar, vazgeçmeler ve soru işaretlerinin azalacağı kanaatindeyim. Hayat bize aynı trafik işaretleri gibi yol gösterir aslında. Çünkü hayat bize en hayırlısını hazırlar. Sadece bazen biz o akışı akıl oyunlarıyla değiştiririz. O belki de vakit kaybettiğimiz yerde de öğrenecek şeyler ve alınacak dersler vardır. Yani özetle hep hayırlısı olur aslında. Yeri gelmişken "Hayır olsun"daki hayır kelimesi Arapça'dan gelir ve kelimenin ikinci anlamı olarak kullanılır. Sıfat olan kelime, 1. en iyi, seçkin, 2. iyilik, iyi davranış, İyi, hayırlı, yararlı, faydalı anlamlarında kullanılır :)

konumuza dönecek olursak, hayatın görünmeyen yanlarını okumaya çalışıyorum yıllardır. Bir yol kat ettim ve bu dili sanırım çözmeye de başlıyorum. Şu ara, ayrı ayrı yerlerde karşıma çıkan tüm işaretler aynı yönü gösteriyor ve bu tek yön gerçekten buradan çok güzel gözüküyor:) Bu dünyada da aslında görünmeyen bir taraf var. Yaşamlarımızda dünyanın görünmeyen yüzünü keşfedebiliriz. Rüyalarımızı okumaya ve anlamaya çalışalım mesela. Kendi adıma tüm benliğim ile inanıyor ve güveniyorum ki hayatın yüzeysel olmayan kısmında, bize hep gülümseyen ve koruyan bir ışık var. Bu İsis'in peçesi gibi olan örtü aslında.. Bu konuda da yakında bir yazı yazmayı düşünüyorum. Bu işaretler; teknolojinin zararlı yanlarından ve hayatın koşuşturmasından biraz uzaklaşıp, kendi iç sesimizi dinginlikle ve farkındalıkla dinlediğimiz zaman duyulacak ve o yön işaretlerine de yaşamlarımızda karşılaşacağız. Herkese iyi yolculuklar ;)
Sevgilerimle..
Yonca

10 Ocak 2013 Perşembe

HAYATIN ANAHTARLARI

8 Ocak tarihine ait bir yazı..
Hayat ve zaman aslında lineer ilerlemez. Siklus'larla hareket eder. 

Bazen hayatlarımızda istediğimiz şeyler de gerceklesir, hiç istemediğimiz şeylerde. Elbette mutlu da üzgünde olacagımız zamanlar olacak. Ama zaman zaman mutluluktan havalara uçup bazen üzüntüden kedere dalarız. İkisi de iyi degildir der tasavvuf. Neşe ile bilinci yitirmemeli, karamsarlikla negatif dusunceler dalmamalıyız. Bunu dengeleyebildigimiz kadar sınavlarımız sancısız geçecektir. 

Negatif duygularınızı görmezden gelebilirsiniz ama yapmamanız gereken bir şey var. Güzel duygularınızı görmezden gelmeyin ve engellemeyin.. Mantığınızın sesi çoğu zaman egonuzun ve korkularınızın sesidir. Güzel duygularınızı yaşayın ve paylaşın.. O hislerin de aslında size deneyimletmek istediği şeyler var.  

İnancı kaybetmeden, sevgiyle akış her ne ise teslim olmak gerekir. Cunku herşey aslında butunun hayrına gercekleşir bu hayatta.. Başımıza ne geliyorsa tekamül için :) Yüce sevgiliye ve ışıga biraz daha yaklasmak için :) Hersey, tum olaylar, hayatımıza giren insanlar bize bir şey ögretmek için vardır. Ozellikle de uzuldugumuz olaylar, kendi donusumumuz icin en önemli basamaklardır. Onemli olan olayları iyi okuyabilmek. Farkındaligı mumkun oldugunca arttırarak, kendi adıma hayatı kontrol etmeyi biraz da bırakarak, güvenle akısta kalabilmek gerekir.  Çünkü her fırtınadan sonra hava sükunete büründüğünde herşey daha net gözükecektir. Yağmurdan sonra da elbette gökkuşağı açacaktır. 

Sevgilerimle

18 Aralık 2012 Salı

Bilincin yönünü değiştirmek ;)

Güzel bir sabaha gözlerimi açtığımda, mutlulukla başlarım güne. Gülümseyerek bir rütiel ile karşılarım ki onu,  o da bana güzellikler getirsin :)
Bazen belki, bir ağrı ile uyanırsınız, belki biri sizi üzmüştür, ya da bir yakınınız için endişeleniyorsunuzdur. Böyle olduğunda güne tam bir mutlulukla başlayamayabilirsiniz. Bunu yapamadığınızda, konu ile ve hayat ile ilgili yapmanız gereken şeyleri yerine getirip, sadece bilincinizi güzellikleri görebileceğiniz yönlere kaydırın. Odağınızı, negatif hissettiğiniz fiziksel ya da ruhsal acılarınızdan farklı yöne odaklayın. Ve o odakta ilahi güzellikte olan hayatı, insanları, hayvanları ve bitkileri görmeye çalışın...;)

MÜZİK VE SAĞLIK

Tüm dünyanın etkilendiği bu günlerde sağlık konusuna, sadece fizik plandaki bir olgu olarak değil, insanın sadece fizik olmadığını bilen fil...